İçeriğe geç
Sivas İrade

Gündelik hayata farklı pencereler açan içerikler

Şaşırtıcı Bilgiler 4 dk okuma

Neden Hıçkırırız? Hıçkırığın İşleyişi ve Durdurma Yöntemleri

Hıçkırığın sesi aslında nereden çıkar? Diyafram ve ses tellerinin rolü, en sık tetikleyiciler ve denenen yöntemlerin arkasındaki mantık.

Yazar: Derya Akpınar

Hıçkırık, insanın kendi bedeni üzerindeki kontrolünün ne kadar sınırlı olduğunu hatırlatan tuhaf bir olaydır. Ne zaman başlayacağı bilinmez, durdurmak için verilen çaba çoğu zaman işe yaramaz ve genellikle kendiliğinden geçer. Herkesin başına gelen bu sıradan olayın arkasında, aslında oldukça düzenli bir sinir ve kas mekanizması vardır.

Hıçkırık Sırasında Ne Oluyor

Nefes almanın temel motoru diyaframdır. Göğüs boşluğunu karın boşluğundan ayıran bu kubbe biçimli kas kasıldığında akciğerlere hava çekilir. Hıçkırıkta diyafram, sıra dışı ve ani bir kasılma yapar. Bu ani kasılma boğaza doğru hızlı bir hava akışı yaratır. Aynı anda ses tellerinin bulunduğu gırtlak kapağı refleks olarak kapanır ve içeri koşan hava bu kapalı geçide çarpar.

Bildiğimiz o kısa, keskin ses tam olarak buradan çıkar. Yani hıçkırığın sesi diyaframın değil, aniden kapanan ses tellerine çarpan havanın sesidir. Kasılma ile kapanma arasındaki süre saniyenin çok küçük bir kesridir; bu yüzden olay tek bir hareket gibi hissedilir.

Bu Refleksi Kim Yönetiyor

Olayın merkezinde iki sinir bulunur. Frenik sinir diyaframı çalıştırır, vagus siniri ise boğaz, yemek borusu ve mideyle beynin arasında bilgi taşır. Bu sinirlerden herhangi biri tahriş olduğunda, beyin sapındaki refleks devresi devreye girer ve döngü başlar. Devrenin bir kez tetiklenmesi yeterlidir; sonrasında kasılmalar belirli bir ritimle tekrarlanır.

Bu ritim genellikle dakikada birkaç ila birkaç düzine arasında değişir ve aynı kişide oldukça sabit kalır. Refleks tamamen istem dışıdır; hıçkırığı bilinçli olarak başlatmak da tam olarak durdurmak da mümkün değildir. Bu, onu öksürük veya hapşırıktan ayıran temel özelliktir.

En Sık Görülen Tetikleyiciler

Hıçkırığın en yaygın sebebi mide ve diyaframın komşuluğuyla ilgilidir. Hızlı yemek yemek, fazla yemek, gazlı içecek tüketmek ve yutkunurken çok hava yutmak mideyi şişirir. Genişleyen mide diyaframa baskı yapar ve refleks tetiklenir. Çok sıcak ya da çok soğuk bir şeyi hızlıca içmek, ani sıcaklık değişimiyle aynı sonucu doğurabilir.

Baharatlı yiyecekler, alkol ve sigara boğaz ile yemek borusunu tahriş ederek etkili olur. Heyecan, kaygı ve ani gülme nefes ritmini bozarak hıçkırığa yol açabilir. Soğuk bir ortamdan sıcak bir ortama geçmek gibi ani çevre değişiklikleri de listede yer alır. Bebeklerde hıçkırık çok sık görülür ve genellikle emzirme sırasında yutulan havayla ilişkilidir; kaygı verici bir durum değildir.

Durdurmak İçin Denenen Yöntemler

Halk arasında dolaşan yöntemlerin çoğu aslında iki mantıktan birine dayanır. Birincisi kandaki karbondioksit düzeyini biraz yükseltmek, ikincisi ise vagus sinirini başka bir uyaranla meşgul etmektir. Her iki yol da refleks döngüsünü kesmeyi hedefler.

Nefesi bir süre tutmak, kâğıt torbaya nefes vermek ve derin nefes alıp yavaşça vermek birinci grupta yer alır. İkinci grupta ise bir bardak suyu küçük yudumlarla ve ara vermeden içmek, buzlu su yudumlamak, bir kaşık şeker veya bal yutmak, limon dilimi emmek, dili nazikçe dışarı çekmek ve dizleri göğse çekerek öne eğilmek sayılabilir. Yutkunma hareketinin sürekli tekrarı, boğazdaki refleks düzenini yeniden kurmaya yardımcı olur.

Bu yöntemlerin hiçbiri her seferinde işe yaramaz. Zaten çoğu hıçkırık birkaç dakika içinde kendiliğinden geçtiği için, hangi yöntemin gerçekten etkili olduğunu ayırt etmek zordur. Yine de zararsız oldukları için denenmelerinde sakınca yoktur. Ani korkutma yöntemi ise beklenenden çok daha az güvenilirdir ve bazı kişilerde rahatsızlık verir.

Önlemek Durdurmaktan Kolaydır

Tekrarlayan hıçkırıklarda en pratik yaklaşım tetikleyicileri azaltmaktır. Yemeği yavaş yemek ve iyi çiğnemek, porsiyonu makul tutmak, gazlı içecekleri sınırlamak ve çok sıcak ile çok soğuk arasında hızlı geçiş yapmamak çoğu vakayı önler. Pipetle içmek fazla hava yutmaya yol açabilir; bu da dikkat edilecek küçük bir ayrıntıdır.

Yemek sonrası hemen uzanmamak, mide ve diyafram arasındaki basıncı azaltır. Konuşurken yemek yemek de hava yutmayı artırdığı için sofrada tempoyu düşürmek işe yarar.

Ne Zaman Ciddiye Alınmalı

Hıçkırıkların büyük çoğunluğu birkaç dakika sürer ve bir sağlık sorununa işaret etmez. Ancak kırk sekiz saatten uzun süren, uyku düzenini bozan, yemek yemeyi engelleyen ya da sık sık tekrarlayan hıçkırıklar farklı değerlendirilir. Bu tabloda hıçkırık başlı başına bir hastalık değil, altta yatan bir durumun belirtisi olabilir.

Uzun süren hıçkırıklarda reflü, boğaz iltihabı, kulakta yabancı cisim, bazı ilaçlar veya sinir yolunu etkileyen durumlar araştırılır. Bu yüzden inatçı hıçkırıklarda evde yöntem denemeye devam etmek yerine bir hekime başvurmak doğru olan yaklaşımdır.

Küçük Ama İlginç Bir Refleks

Hıçkırığın insanda neden var olduğu tam olarak bilinmez. Bir işlevi olduğuna dair kesin bir açıklama bulunmaması, onu daha da ilginç kılar. Kesin olan şey, son derece yaygın, genellikle zararsız ve neredeyse her zaman geçici olduğudur. Vücudun sıradan bir gününde ne kadar çok otomatik sistemin sessizce çalıştığını hatırlatması bakımından da küçük ama öğretici bir olaydır.